İş hukuku, bağımlı çalışma ilişkisini düzenleyen kurallar bütünüdür. Bu ilişkinin çekirdeğinde işçinin işverene bağlı olarak iş görmesi, işverenin de bunun karşılığında ücret ödemesi yer alır. Kanun, tarafların sözleşme serbestisini işçi lehine sınırlar: sözleşmeyle işçinin kanundaki hakları azaltılamaz, ancak artırılabilir.
Uygulamada en çok soru doğuran başlıklar, iş sözleşmesinin sona ermesine bağlananlardır. Kıdem tazminatı, ihbar süreleri ve kullanılmayan yıllık izin ücreti, feshin biçimine ve tarafların davranışına göre değişen sonuçlar doğurur. Bu nedenle önce feshin kim tarafından ve hangi gerekçeyle yapıldığı belirlenir; hakların doğup doğmadığı buna göre değerlendirilir.
Bu bölümdeki yazılar, ilgili kanun maddelerine dayanarak kavramların çerçevesini aktarır; somut bir hesabı ya da olayın değerlendirmesini içermez.
En az bir yıl kıdem, kanunda sayılan fesih halleri, 30 günlük ücret esası ve yasal tavan kavramı.
Belirsiz süreli sözleşmede kıdeme göre 2, 4, 6 ve 8 haftalık bildirim süreleri ve tazminata dönüşmesi.
İzne hak kazanma şartı, kıdeme göre 14/20/26 günlük süreler ve kullanılmayan iznin fesihteki akıbeti.